Paylaş

blog-header

Tasarımcı Sistematik mi Olmalı Özgür mü?

İster grafik isterseniz de web site tasarımcısı olun karşılaştığınız en büyük problemlerden biri kendi tarzını bulmak ve onu hayata geçirmektir. Gün içerisinde gördüğünüz pek çok tasarım veya meslektaşlarınızın kullandığı tasarım dilleri hoşunuza gidiyor olabilir. Ancak iş kendi dilinizi yaratmak daha doğrusu keşfetmek olduğunda hiçbir şey teoride olduğu kadar kolay olmayacaktır çünkü sistematik bir şekilde uygulamanız gereken tonla adım vardır.İşte tam da bu noktada tasarım dilinizin sistematik mi özgür mü olması gerektiğini daha iyi kavrayacaksınız.

Öncelikle yola mesleğe yön veren meslektaşlarınızın işlerine, tarzlarına ve o dönem hakkındaki hayat koşullarına hakim olarak başlanmalıdır. Bu noktada geçmişten günümüze pek çok başarılı ve dönemine yön veren tasarım stilleri olduğundan oldukça keyifli bir araştırma süreci sizleri bekliyor.

designer

İsterseniz bir tanesini birlikte ele alalım.Mesela “International Typographic Style” olarak da bilinen Swiss Design. 2. Dünya savaşı sonrasında nüfuz sahibi tasarımcıların tanık oldukları bu felaketi anlamlandırma ve mantık çerçevesine oturtmaya çalışması sonucunda ortaya çıkan Swiss Design 1950’lerde popülarite kazanmıştır ve yine hepimizin çok sevdiği Bauhaus stili ile benzerlik gösterir. Peki ama bir tasarımın Swiss Design olduğunu nasıl anlarım diyecek olursanız cevap çok basit. Swiss Design denildiğinde akılda canlanması gereken üç temel kavram vardır: temiz, minimalist ve kalın tipografi. Swiss Design’ın mottosu şekillerin işlevle paralellik göstermesi yani, yine olabildiğince anlamlandırma mantık çerçevesine oturtma halidir.

designer

Diyeceğim o ki, her ne kadar geçmişten günümüze kullanılmış tüm tasarım stillerinin kendine has kuralları olsa da kendini yetiştirmiş bir tasarımcının dilediğinde bu kuralları yıkarak kendi tasarım dilini oluşturması mümkündür. Hatta bana kalırsa elzemdir de. Aksi takdirde yalnızca taklitçi olursunuz. Buradaki ince nokta ise şudur: Bir alanda kendinizi yetiştirene kadar profesyonelleri taklit etmek kesinlikle problem değildir ancak kendi sesini bulmaktan korkup var olan stillerin gölgesine saklanmak taklitçiliktir. Blog başlığında sorduğumuz sorunun cevabına gelecek olursak tasarımcı olmanın pek çok farklı evresi vardır. Bir tasarımcı kendini yetiştirme aşamasındayken sistematik şekilde çalışmalı, deneme yanılma yöntemiyle tabiri caizse güvenli sularda yüzmeli. Ancak ne zaman ki meslekte var olmayı başarır işte o zaman, Picasso’nun da meşhur sözünü örnek alma vakti gelmiş demektir:“ Kuralları bir profesyonel gibi öğren böylelikle onları bir sanatçı gibi yıkabilirsin.”

REFERENSLAR

Perfist Blog

Benzer Yazılar

Diğer Yazılar